GÖRÜŞ AÇIMIZ
“OKU” DER KUR’AN OKUMALARI VE ARAŞTIRMALARI DERNEĞİ, Kur’an’ın çağlar üstü ve evrensel bir kitap olduğu inancını ilkelerinin ve
çalışmalarının kaynağı bilir.
Kitab’ı, çağın anlayışına emanet aldığının bilinciyle okur, anlar, anlatır, yazar ve yayınlar.
“OKU” DER, İlahi Mesajı doğru kavramak isteyenleri kalabalıklara inmeden evvel üstün anlayışlara çıkaran çağdaş bir “Hira” olmak, bu zihinsel tırmanışınıyla elde ettiği birikimlerini “asrın idraki” ne sunmak ister.
Özgür insan aklının, insana vahyedilen Yüce Akıl’ın ışığında bilince aydınlanmasını hedefler ve bu hedefi hedeflerinin başatı bilir.
“OKU”DER, Kitab’ın indiği zamanın ve yerin şartlarını analiz ederek, değişmez bilgiyi değişen zamanın ve yerin şartlarıyla yoğurup yaşanan hayata yansıtmada mahir, dini yaşam geleneğinin arınarak korunmasında ve gelecekte yeniden var kalmasında öncü olmak arzusundadır.
“OKU”DER bilir ki; çağların uzak zamanlardan yakın zamanlara uzanması, toplumların, kültürlerin değişimi, medeniyetlerin var ve yok olmaları, Kur’an’ın gerçeğin temel / ana kitabı olmasını değiştirmemiş aksine perçinlemiştir. İnsan, yanılgılarını çoğaltsa da, o yanılgıların üstesinden bilginin İlahi Kaynağını, dosdoğru okuyup anlayarak gelmiştir.
“OKU”DER, Kur’an’ın indiği çağ ve mekana tarihsel ve evrensel bir empatiyle Kitab’ın iniş sürecini başlatır.
Bu zihinsel süreçte geçmişten bugüne yerelden evrensele doğru akılcı ve samimi bir yürüyüş vardır.
Kitabın indiği çağdaki nüzul şartlarını, yaşanılan zamana ve yaşanılan mekana indir(ge)mek suretiyle ayetleri çağdaş insan yaşamına
yeniden, yeni kavrayışlarla sunarak, hayat zemininde insanla, Allah’ı buluşturur. İlahi metinlerin dilini çağın anlayışına indirgeyerek
insanı Allah’la dildaş kılar.
“OKU”DER, vahyin akıldan ve uygulanabilirlikten uzak, gökten yere bir dayatma olmadığını, bilakis insan aklını kendisine çağıran ilahi akıl
ve bu ilahi aklın insana armağan ettiği bitimsiz bir bilgi pınarı olduğunu bilir.
“Gökten bir su çağladı. Dereler kendi gücünce aktı…” (Ra’d 17)
“OKU”DER kendi gücünce çağlayan derelerin saf, yalın ve gelecek çağlara ipuçları bırakan güncel anlayışlarını birleştirerek, hep beraber, mümkün olan en üstün akışla evrensel bilgi okyanusuna katılmak ve bu birikimi çağın anlayışına sunmak ister.
Böylelikle Allah’la insanı, Kitap’la hayatı yakın ve dost kılmak ister.
