14 Ocak’ta hava şartlarının ağırlığına rağmen
olayı ve olgusuyla hayatı okumaya and içen Okuder ve sıkı katılımcıları, teknolojinin imkanlarından soyutlandıklarında bile “okumayı” her açıdan okumaya devam etmeye kararlıydılar.
Elektirikler başlangıçta olmadığı için ışıldaklar ve mumlar tedbiren bulunduruldu. Ancak hayatı okumaya teknoloji de son anda yetişmişti.
Hayatın -olaylardan ve olayların özünün toplamı olan olgulardan meydana geldiğinden ve olayların bir mesaj bırakmak için başımıza gelen canlı iletiler olduğundan- bahsedilen seminer, oldukça zevkli bir zaman dilimine dönüştü.
Okuder sıcaklığının nedeni sadece yüz ve sözden ibaret değil. Her seminer sonrası kurabiyelerle birlikte çayın yudumlandığı zamanlarda bu daha iyi anlaşılıyor.
Katılımcılar arasındaki söylentilere bakılırsa sadece otlu kurabiyenin lezzet sırrı henüz çözülememiş durumda.

